Farklı yazımlar dahil olmak üzere isim sayısı toplam 81.980 adettir. Tekil adlar, anlam veremediğimiz marjinal adlar göz ardı edildi (Balıkkız, Balığar, Balsu; Zabalya, Zaburbek, Zağnoz). Mehmetali gibi yaygın olanlar dışında, bilinen iki adın bileşimi olan adlar da kale alınmadı (Alikudret, Hasangökşin).
Bu isimler 15.694 başlık altında birleştirildi (Fadime, Fatıma, Fadıma, Fatima >> Fatma).
Madde başlıklarında nüfusu 24’ten az olan isimlerin çoğunu eledik. İlgimizi çeken bir özelliği varsa ekledik. Zamanla eklemeye devam edeceğiz.
Farklı yazımlarda tek örneği olan isimleri genellikle yok saydık. Fatnma, Fatyma, Fatüme, Fattuş bu nedenle yoklar.
Veritabanında tekil örneği görülmeyen fakat ana baba adlarında sıkça rastlanan isimlerdir. Genellikle iki çeşittir: 1) Sonradan Türk vatandaşı olan kişilerin ana baba adları. 2) Özellikle doğu illerinde, doğumda nüfusa kayıtlı isimden farklı olan cari isimler.
Coğrafi dağılım haritasında varsayılan olarak nüfusa kayıtlı en çok (nüfusa orantılı olarak) Cimşit barındıran on il ve on ilçe gösterildi. Veriyi toplam nüfusa göre (orantı hesabı olmadan) görme imkanını da sağladık.
Arapça ve Farsça sözcükler, Nişanyan Sözlük’te izlediğimiz katı çeviriyazı yönteminden farklı olarak, geleneksel Türkçe telaffuza daha yatkın bir imla ile yazıldılar. Güncel Farsça/Arapça telaffuz yerine Osmanlı Türkçesinde kabul edilen biçim tercih edildi.
Üzgünüz, yardımcı olamayız. Ailenizin gelenek ve göreneğine uygun, buna karşılık çağdaş dünyanın sunduğu çeşitli ihtimallere ayak uydurabilen, çocuğun yaşam süresi içinde ‘modası’ geçmeyecek bir isim seçmeye çalışın.
Coğrafi dağılıma göre ülke çapında örneklerin yüzde sekseni aşkın bölümü bir etnik gruba veya mezhebe ait olan isimler o gruba özgü ad olarak işaretlendi. İstisnaları elbette vardır. İstisnalar çokça ise açıklama notunda belirtildi.
1934-1935 yıllarında Soyadı Kanunu seferberliği çerçevesinde önerilen yeni Türk adları bu şekilde işaretlendi. Bu adların iki temel özelliği, a) İstanbul ve İzmir illerinde kütüğe kayıtlı olanlar arasında yaygın olmaları, b) ön ad ve soyadı olarak eşit sıklıkta kullanılmalarıdır (Sezgin, Erdinç, Mutlu, Gökmen).
Sözünü ettiğimiz yıllarda yayımlanan sayısız ‘Türkçe Adlar’ kitapçığında ve günlük gazetelerde listelenen adlar başlıca üç kaynaktan türetilmiştir.
1997’ye kadar doğanlarla 2022’ye kadar doğanlar arasında nüfusu on katından fazla artmış olan isimleri ‘Z Kuşağı adı’ olarak etiketledik. Bunlar iki türlüdür. Z Kuşağı Türk adı (Alesya, Balım, Buğlem, Ecrin, Hiranur), Z Kuşağı Kürt adı (Berfin, Asmin, Zilan, Rojin, Arya).
Z kuşağı Çerkes, Ermeni, Arap, vb. isimlerini tasnif etmeye gücümüz yetmedi.
Şimdiki Gürcistan’ın Borçalı bölgesinden 1829 ve 1920’de iki büyük dalga halinde Türkiye’ye göçen bir Türk topluluğudur. Kişi adı tercihleri kısmen Azerilerle benzerlik gösterir, ancak Şii eğilimleri yoktur. Arpaçay (Kars) ve Çıldır (Ardahan) ilçelerinde yoğunlaşan kişi adları bu şekilde işaretlendi.
Şimdiki Gürcistan’ın Ahıska (Akhaltzikhe) ilinin, kısmen Gürcü kültüründen etkilenmiş Türk veya Türkleşmiş halkıdır. Posof (Ardahan) ve Şavşat (Artvin) ilçelerinde yoğunlaşan adlar bu şekilde işaretlendi. 1991’den sonra Kırgızistan’dan Türkiye’ye göçen Ahıskalıların adları daha ziyade ‘Orta Asya adı’ kategorisine alındı.
Yerli gayrimüslimler ile yabancı kökenli gayrimüslim Türk vatandaşları arasında yaygın olan, fakat bir veya en çok iki gruba mal edilemeyen isimler ayrım gözetilmeden ‘Gayrimüslim adı’ olarak işaretlendi (Maria, Viktorya, Diana, Margaret, Lina, Doris).
‘Yerli gayrimüslim’ deyimiyle kökenleri Türkiye’de olan ve doğum itibariyle TC vatandaşı olan gayrimüslimler kastedildi. Ermeniler, Süryaniler, Yahudiler, Hatay ve Mersinli Arap dilli Hıristiyanlar, Rumlar, Levantenler, çok az kalan yerli Bulgarlar bu gruba dahildir. İsimleri nüfus kütüğüne daima Türk imlasına göre yazılır. Yabancı gayrimüslimlerin ezici çoğunluğu evlenme yoluyla TC vatandaşlığı kazanan kadınlardır. İsimleri hemen her zaman doğdukları ülkenin imlasına göre nüfus kütüğüne geçirilir. Sayıca en büyük grubu Rusya ve Ukrayna dahil eski Sovyet ülkelerinde doğanlar, Romanyalılar ve Batı-Orta Avrupa kökenliler oluşturur. İsimlendirme gelenekleri diğer Sovyet ülkelerinden farklı olan Gürcistanlılar ile Moldovalı Gagauzlar ayrı grup olarak gösterildi.
Bulgaristan, eski Yugoslavya ve kısmen Romanya’dan (Dobruca) Cumhuriyet döneminde Türkiye’ye göçen Türk ve/veya İslam nüfusun ad tercihleri birçok örnekte Türkiyelilerden farklıdır. Bulgaristan kökenlilerin ad repertuvarı ile (Elfide, Gülbiye, Hüsmen, Zümbül, Renginar, Emzade) Yugoslavya kökenlilerin adları (Elmas erkek adı, Mefail, Zerafet, Mirsade, Demirşah, Azemine) farklılık gösterir. İkincilere dahil olan Boşnak ve Arnavut unsurlarını elimizden geldiğince ayırt etmeye çalıştıysak da ne kadar başarılı olduğumuz soru işaretidir.
Yunanistan ve Güney Makedonya (Selanik) muhaciri kökenli TC vatandaşlarının hemen hepsi 1923-24’ten sonra Türkiye’de doğmuş oldukları için, bu grubun kendine özgü ad tercihleri eğer varsa tespit edemedik.
Yüzde sekseni aşan oranlarda Kürt il ve ilçelerinde nüfusa kayıtlı olan ad demektir. Büyük bölümü, Arap kökenli İslami adlar (Şeyhmus, Veysi, Abdulaziz), ikinci bir zümresi ise Şehname ve diğer ortak İrani edebiyattan türetilmiş isimlerdir (Gürgin, Dara, Şeveş). 1980’lerden itibaren beliren ve 2000’lerin başından itibaren büyük yaygınlık kazanan modern Kürt adları genellikle ‘Z Kuşağı Kürt adı’ olarak gösterildi (Dilan, Zozan, Rojda, Hevidar, Yekbun, Mizgin, Serhıldan).
Özellikle Maraş-Elbistan, Maraş-Pazarcık ve Malatya-Akçadağ ilçelerinde Kürt dilli Alevilere özgü ad demektir. Kadın adlarına +ey takısı eklenmesi bu topluluklarda tipiktir (Haney, Fatey, Aşey, Eley, Sosey, Ocey). Kendine özgü ayrı bir kültürü olan Dersim ili ve Dersim diyasporasının adları ayrı işaretlendi (Düzgün, Beser, İmamhüseyin, Teslim, Lizge, Kalmam).
Çok hassas bir ayrım değil. ‘Arap’tan kastımız Urfa, Mardin ve Hatay’ın yerli Arapları. ‘Suriyeli’den kastımız, yakın yıllarda Suriye’den (ve biraz Irak’tan) göçenler ve onların TC vatandaşı olan çocukları. Bu sonuncuların bir bölümü Kürt kökenli de olabilir.
Özellikle Antakya merkez, Samandağı, Arsuz ve kısmen İskenderun ilçelerinde, bazen ‘Nusayri’ adı verilen Arap dilli Alevilere özgü ad demektir (Atra, Necva, Heysem, Rızkullah, Dırğam, Mihriz). Bu adların çoğu Suriye’de de yaygındır. Suriye-Altınözü ile Mardin’in Arap kesimi ve Urfa’nın Eyyübiye, Akçakale ve Harran ilçelerinde yoğunlaşan Sünni Arap adlarından ayırt etmeyi başaramadığımız hallerde ‘Arap adı’ etiketini kullandık (Semire, Selva, Zerga, Hadra, Müne).
Çoğunluk dili Kürtçe veya Arapça olan iller dışında kalan Türkiye demektir. Kabaca Ağrı, Erzurum’un güney yarısı, Tercan, Dersim, Elazığ, Adıyaman, Urfa’yı dışarıda bırakan hattın beri tarafıdır.
Örneklerin dörtte üçünden fazlası belli bir il veya ilçe grubunda nüfusa kayıtlı olan Türk adıdır. Çoğu zaman yerel bir evliya adı veya yöre tarihinde rol oynamış birinin adıdır. Bazen genel bir adın yerel varyantıdır. Mesela Abuzer (Adıyaman, Malatya), Ahmet Turan (Sivas), Durali (Kızılcahamam), Yemliha (Afşin, Elbistan), Venhar (Kayseri), Berati (Bafra), Kezik (Çankırı, Çorum, Yozgat), Şahali (Korkuteli), Abitter (Konya Ereğlisi), Turceyin (Milas, Acıpayam, Tavas), Firdinaz (Çerkeş).
Doğrudur. Urfa, Mardin, Batman, Siirt gibi karışık yerlerde ilçe ve köy bazında sağlıklı bir ayrıştırma yapılamadığından isimler “Kürt veya Arap olabilir, kesin değil” anlamında işaretlendi. Bazıları hem Kürtlerde hem Araplarda kullanılan isimler olabilir. Yahut ‘Berge’ gibi yapıca Kürtçeyi andıran fakat büyük çoğunlukla Arap olan ilçelerde yaygın görünen bir isim olabilir. Yerelde araştırmak gerekir. Kullanıcılardan bilgi geldikçe düzeltilir.
Herhangi bir Ermeni adını bulun, ‘Ermeni adı’ ibaresi üzerine tıklayın. İl, ilçe veya bölge adı, kaynak dil adı, kültürel kaynak (kitap) adı üzerine tıklayınca da ilgili kategoriye giren adların dökümünü alabilirsiniz.